BENİM ESKİ VE YENİ YILIM

Biz iki kız kardeşiz… Çok uzun süre sonra, aramıza bir minnoş daha geldi ve üç kız kardeş olduk. İki kız kardeşken yeni yıl kutlamalarının evdeki organizatörü bizdik. İsveçli, cicianne dediğimiz, çok sevgili bir aile dostu komşumuz vardı. Yeni yılı karşılamak eski zamanlarda şimdiki kadar gösterişli olmayabiliyordu. Ama biz Alice teyzemiz, ailesi ve çocukları ile pek görkemli ev partilerine imza atardık. Açılış programımız o yılların modası pembe mayolarımız ile “Aerobik” dansını yaparak başlardı. Ardından annemin birbirinden lezzetli yiyeceklerle dolu hazırladığı sofraya geçerdik. Neşe, sohbet, keyif, eğlence dolu günlerdi. Uykumuz gelmeden önce kız kardeşimle birlikte “eski yıl” ve “yeni yıl” olurduk. Ben büyük olduğum için mi bilmem ama hep eski yıl ben olurdum. Şapkamı takar, pamuktan sakallar yapar, karnıma yastık koyup, üzerime giydiğim kocaman yeleğimin beline bağladığım kemerim ve üzgün yüzümle, veda eden Noel babamsı bir eski yıl olurdum. Kız kardeşim ise artık kendisi süsü püsü sever diye mi bilmem ama en güzel kıyafetlerini giyer, eğlenceli, neşeli bir yeni yıl olurdu. Pek tabii ki yılbaşı ağacımızın altından ne çıkacağı merakı ile ışıldayan hediye paketleri, milli piyango bileti, tombala, çerez…

Gençlik yılları ise yeni yılı aile içindeki kutlamak yerine artık dışarı çıkarak kutlayacağımız bir dönemi işaret ediyordu.

Yeni yıl dünyadaki tüm ülkelerde dini inanışları ne olursa olsun veda edilen yıldaki kötülükleri geride bırakmak ve gelen yıla dair iyi dileklerde bulunmakla kutlanıyor. Çin’den, İspanya’ya Belarus’tan, Küba’ya kadar hangi ülkenin geleneklerine bakarsanız; evler temizlenir, kötülüklerden arındırılır, eskimiş eşyalara veda edilir, yeni hediyeler ile yeni yıla merhaba denir.

Peki ya bizim evimizde yeni yıl şimdi nasıl kutlanıyor? Evlenip anne olduktan sonra yine yerini aile ile birlikte kutlamalara bırakır oldu. Zaman hepimiz için böyle bir döngü işte… Aile tekrar yükselişe geçer ve perde…”Tarih tekerrürden ibarettir” diye boşuna söylenmemiş atasözleri. Fakat bu sefer roller değişik. Sahnede iki kızım: Kah bir köşede müzik resitali, kah bir köşede jimnastik showları. Bu sefer yemekleri hazırlayan sofrayı kuran ben oluyorum. Anneler, babalar köşede oturup keyif çatma zamanında. Evlatların torunların sefası sürülmekte. Tombala, hindi, milli piyango gelenekleri devam etmekte. İspanyol eniştemiz sayesinde gece tam 12’de 12 adet üzüm yeme adeti var şimdi evde ek olarak. İspanyol inanışına göre 12 adet üzüm, şansı ve gelecek 12 ayı temsil ediyor.

Artık yaştan mı nedir bilmem ama ben yeni yılı evimde ailem ve sevdiklerim ile birlikte kutlamaktan çok mutlu oluyorum. Yemek hazırlama telaşı bir yandan, yılbaşı ağacının altını minik hediyeler ile doldurmak bir yandan, kızlarımın hazırladığı yeni yıl kartlarını düzenlemenin ve dağıtmanın zenginliğini dünyalara değişmem.

Eski yılı mutluluğu, hüzünleri ile uğurlarken yeni yıldan beklentiler umutlar ardı ardına sıralanıyor. Benim yeni yıldan beklentilerim ilk önce sağlık istemek ile başlıyor. Ardından çocuklar için dileyebileceğim tüm iyilik ve güzellikleri onlar için diliyorum. Teknoloji bu kadar ilerlemişken hayat bu kadar kolaylaşmış hızla akarken; doğayı yok etmeden, tabiatın düzenini bozmadan insan gibi yaşayabildiğimiz, denizin, güneşin, ağaçların keyfini sürebildiğimiz huzurlu bir dünya diliyorum tüm insanlığa…

www.latigul.com
Esra Oruç

Diğer Haberler